Evren sadece bir atomla, hatta atomdan daha kucuk bir zerrecikle ortaya cikmadı. Yaradilisin arkasindaki  dusunce, her insanin sonsuz mutluluga ulasacagi ve kaos ve acinin yasanmadigi bir evreni ongormustur. Bu Yaradan’in istegi ve tasarladigi amactir. Ancak, Yaradan’in istegini gercege donusturmek bizim elimizde. Butunuyle doyumu yasayabilmek icin, kendimizin gercek ve en yuce sekline ulasmaliyiz. Dusuncelerimizden, duygularimizdan ve hareketlerimizden, negativiteyi silip karanligi Isikla doldurmaliyiz. Kabala ogretisi ve araclari bu amac icin insanliga verilmistir.

Bu araclarin en önemlisi Zohar’dır

Zohar bu zamana kadar yazilmis hicbir kitap gibi degildir ve bundan sonra da olamaz. Kokunde Isik vardir; amaci Isigi ortaya cikarmaktir; dogasi ve icerigi Isik’tan gelir. Hic acilmasa bile sadece Zohar’a sahip olmak karanligin o eve yaklasmasini engeller. Anlamini bilmesek bile sozcuklerinin gozden gecirilmesi, o evi ve sakinlerini bagislayici bir koruma kalkaniyla kaplar.

Cunku bu sozcukler Yaradan’in Isigiyla bezenmistir. Yasamis bilge kisiler, evrende bilinmesi ve yasanilmasi gereken herseyin bu onemli kitapta bulundugunu ongorurler. Zohar kelimesi Ibranice’de “ihtisam” anlamina gelir. Kabalistlerin acikladiklarina gore, Zohar’in Aramca harflerini okudugumuzda, Yaradan’in Isigiyla aramizda derin bir baglanti olusur. Ve bu hayatimizin her alanina  – iliskilerimiz, spirituel gelisimimiz ve fiziksel calismalarimiz – etki eder.